Beni usulca terk eden şey: Harddisk


Daha doğrusu benim usulca terk ettiğim demeliyim. Usulca, çünkü bu terk edişi uzun zaman sonra ilk defa bugün fark ettim. Yaşadığımız zamanın en büyük icadı nedir diye sorsanız, bana göre iki şeyden bahsedebilirim. Cihazlar arasındaki senkronizasyon ve bulut teknolojisi. Aslına tek çatı altında toplamaya çalışırsam tek başına bulut demeliyim. Senkronizasyon, çünkü bir cihazda yaptığın bir şeyi anında diğerinde görmek müthiş bir şey. Bulut, çünkü herhangi bir cihaza bağımlılığın kalmıyor; bilgilerin internette bir yerlerde depolanıyor. Bilgisayarın çökmesi, cihazın bozulması, dizüstü bilgisayarın çalınması, başına ne gelirse gelsin kaybolmasından dolayı üzüleceğin neredeyse her şey korunmuş halde. Tabi işin bir de mahremiyet boyutu var ama konumuz şimdilik o değil.

İş yerinde kullandığım bilgisayarın harddiskinde benim ve işim için önemli olan hiçbir şeyin olmadığını fark ettim bugün. Harddiskin beni nasıl terk ettiğini, terabaytlarca hafızaya ihtiyacım olmadığını düşündüm. Bundan birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her bilgiyi harici harddisklere kaydettiğimi hatırladım sonra. Bakıyorum da çektiğim fotoğraflar, bazı filmler ve belgeler hariç harddiskte tuttuğum hiçbir şey kalmamış bugünlerde.

Benim için harddiskin yerini alan oyuncu arkadaşlar şöyle:
  • Ürettiğim bütün projeler, içerikler ve yazılar Google Drive’da.
  • İş listeleri ve proje notlarım Trello’da.
  • Dijital kitaplar Dropbox ve Google Drive’da.
  • Araştırma, seyahat, ipucu, arşivlik notlar ve dosyalar Evernote’ta.
  • Şifreler SafeinCloud’da.
  • İnternet üzerinden okuduğum yazılar Pocket’ta.
  • Pratik ve günlük notlar iCloud’da.
  • Kaybolmasını istemediğim web site adresleri Google Bookmarks’ta.
  • Takip ettiğim web sitelerinin, blogların listesi InoReader’da.
  • İzlediğim filmler, diziler, videolar Netflix ve YouTube’da.
  • Dinlediğim müzikler, yayınlar Spotify ve Podcasts’te.
  • Oluşturduğum zihin haritaları SimpleMind’da.
  • İşaretlediğim yerler Google Maps’te.
Çok fazla dağınık gibi görünüyor olsa da tam tersi. İşlerimi ve neredeyse ilgilendiğim her şeyi anlamlı bir şekilde derleyip toparlayan bu teknolojiyi icat edenlere; katkıda bulunanlara teşekkürü borç bilirim. Sağ olun, var olun.

Yorumlar